Ön Yazı Hayat Kurtarır – İş Arama Sürecinden Asansör & Soma Faciasına Uzanan Bir Yazı

Aylardır iş arıyorsun.
Mühendislik, Psikoloji, Hukuk okudun ama iş bulamadığın için Resepsiyonist ilanına başvuruyorsun.
Bilgisayar Programcılığı okudun, kasiyerlik tecrüben var gidip Bilgisayar Mühendisi ilanına başvuruyorsun.
Büro Yönetimi mezunusun, dil bilmiyorsun, gidip CEO Asistanı ilanına başvuruyorsun.
Ne düşünerek yapıyorsun bilmiyorum ama riskli bir şey yapıyorsun.
Amacım kırmak, aşağılamak, burada sana ağır bir ders vermek değil.
Ciddiye almanı istiyorum sadece bu başvuru işini.

Kariyer portalına eğitim bilgilerini girmek, herhangi bir fotoğrafını yüklemek, her alanda açık pozisyon ilanlarını görebilmek maalesef özgürce başvuru hakkı tanımıyor sana.
Bu portalları robotlar incelemiyor.

Başvurular yalnızca otomatik süzülüp en uygun adaylar görüntülenmiyor.
Öyle olsa bile dipsiz bir kuyuya taş atmış olmak değil mi alakasız, özensiz başvurun?
Başvur yazıyor diye başvuruyorsun, senin için bir tıklama meselesi ama yaptığın davranışın devamını düşünmüyorsun.
Okun yaydan fırlaması, sözün ağızdan çıkmasından çok da bir farkı yok ki bunun.
Biraz sitem ediyorum, biraz da anlamsızlık var içimde.
Seni umursuyorum sevgili insan kaynağım.
Yoksa bunca işimin içinde vakit ayırıp bu geri bildirimi yapmazdım.

yazılım uzmanı php  ikulis

Seçme Yerleştirme alanında portal üzerinden ilk aradığım pozisyondu PHP Yazılım Uzmanı. Teknik anlamda çok zorlansam da hiçbir şey beni o düzensiz CV’ler, alakasız başvurular kadar germemişti.
Açtığım CV’lerden ilkinde alanında çok ciddi uzmanlaşmış, ücret beklentisi doğal olarak abarmış bir profille karşılaşmıştım.
Ama CV’de gördüğüm fotoğraf Coşkun GÖĞEN’in fotoğrafıydı. Evet hani Yeşilçam’ın kötü karakteri, hani ‘tecavüzcü Coşkun’ olarak bilinen adam… ( Şimdi anladın mı neden yazının görseli bu amca? )
Şok olmakla sinirlenmek arasında gidip gelmiş, anı olarak saklamıştım o başvurunun ekran görüntüsünü.
O olaydan 5 yıl sonra bugün yazıyorum bunu.

Çünkü seni umursuyorum hala.
Çünkü bazı adaylar aşırı farklı hareket ediyor, bazıları aşırı özensiz.
Kimisi ön yazısını klasik bir format ile saygıdan kırılarak iletebilme nezaketi gösterirken kimisi fotoğraf ya da iş tanımını alelade eklemiş olabiliyor.

Bu konu uzar gider, ezberci bir toplum olmamıza inat ne yapman gerektiğini değil ne yapmaman gerektiğini ilerleyen dönemlerde sık sık anlatacağım. Bugün ön yazıyı neden önemsiyorum bundan bahsetmek istiyorum.

ikulis iş başvurusu

Alakasız başvurular hariç, bazı kriterlerini karşılayamadığın ilanlar görüyorsun ve başvuruyorsun.
Mesela, alanında en az 3 sene deneyimli diyor sen 2 sene deneyimlisin. Orada ön yazı devreye girsin, o 1 senelik açığı nasıl kapattığın/kapatacağını yaz.
“2 sene çalıştım ama şu şu projelerde aktif olarak yer aldım bu nedenle tecrübemin yeterli olduğunu düşünüyorum” yaz.
İngilizce seviyeni iyi diye belirtmişsin, aktif olarak kullanmıyorsun o dili, ön yazı devreye girsin, “yazışmalar ve sunumlarda sıklıkla kullanıyorum” yaz ben bileyim onu.

Farklı bir ürün grubunun satışında, pazarlamasında bulunmuşsun, uzaktan yakından alakalı bir başka ürün grubunun satışına talip olmuşsun, ön yazı devreye girsin, o ürün hakkında yaptıklarını, bildiklerini yaz.

Askerdeysen, okulun bitmediyse, kalan derslerin varsa yaz bana onları neden önünde gönderilmeye hazır form varken tek tıkla başvuru tercih ediyorsun?

Bir gün bir İşe Alım Uzmanı deneyimin az diye, askerdesin boş yere meşgul ettin diye, efendi gibi açıklama yapmadın diye kara listesine alıverir seni.
X ilanına gelen başvurulara bakarken firmanın çıktığı her ilana başvurduğunu görünce düşünmez kara listeye alır seni.
5 ay önce Muhasebe Uzmanı ilanına başvurup, bu ay Departman Asistanı ilanına başvurdun diye kara listeye alır seni.
Ertesi gün diğeri, başka bir gün diğeri…

İşsizlikten yaptığın çoklu başvuru, düşünmeden yaptığın bu hareket iş arama sürecini uzatacak ey kaynağım, yapma.

warning ikulis

Yazıyorum çünkü gerçekten anlam veremiyorum.
Yazıyorum çünkü ben açık pozisyonlarımı kapatabilmek için sayısız adayın CV’sini incelerken, ülkede işsizlik had safhada.
Yazıyorum çünkü düzensiziz.
Yazıyorum çünkü özenmek nedir unuttuk.

Temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için girdiğin iş arama sürecinde bile bu kadar özensizsen kimse seni işe almamalı. Acı ama gerçek düşüncem bu benim.

Yolda gördüğün taşa kadar fotoğrafını çekip instagram’dan retrica’dan paylaşırken, kendi fotoğrafını çektirip CV’ne eklememen çok özensizce.

Firma bilgisi ve pozisyon adını listeden seçip iş tanımını detaylı yazmaman çok özensizce.

İkamet yerini değiştirip, on yıl önceki telefon numaranı, adresini CV’nde bırakman, “kayınbabanın, amcanın oğlunun, eltinin” telefon numaralarını ikinci numara olarak vermen çok özensizce.

Ön yazıyı umursamadan sayısal loto oynar gibi, piyango bileti mantığıyla iş araman çok özensizce.

Yazıyorum çünkü dün CV’sine özenmeyen bugün iş yapış şekline de özenmiyor.

Sonra bir gün geliyor, özensiz bir işe alımcı, özensiz bir CV sahibini özensiz bir mülakat sonrası işe başlatıyor.

Sonra o özensiz çalışan, özensiz gıda üretiyor, özensiz tedavi uyguluyor, özensiz bina inşa ediyor, özensiz araç kullanıyor, özensiz ekip yönlendiriyor, özensiz bakım yapıyor…

Böyle böyle o çalışan özenli hayatlara sebep olacak kadar özensiz bir ömür yaşıyor.

Yapma yani.

Sen de umursa…

maden-iscisi-cocugunun-cizdigi-resim-ikulis-işçi-işbaşvurusu