“Bunlar hep kendin gibi olmaktan” dedi… İKulis artık PERYÖN ödüllü bir blog :)

Hiçbir şey için bir hafta sonra teşekkür ettiğimi hatırlamıyorum.
Aslında twitter, facebook, e-postalar falan derken parça parça teşekkür atıştırmaları yapmam minnet duygumu bastırmış olabilir.
Eğitim ve çalışma hayatının birleşmesi yoğun kılıyor insanı ne yalan söyleyeyim. Ertelemeye meyyalim vallahi dersten diyor, affınıza sığınıyorum. (atıf için tıklayınız: ekşi şeyler :))

kazandı değil mi ikulis peryon blog ödülü 1.si 2014

Dinginlikle yazıyorum bu akşam…
Dersim iptal olmuş, sinmişim salonda bir köşeye, Peryön Blog Ödülleri heyecanımın üzerinden bir hafta geçmiş, keyifliyim. 🙂

Dört yıla yakın takma isimle içimi döktüğüm blog formatımı geçen yıl Peryön İK Blog Ödülleri nedeniyle değiştirdim. Tam bir yıl sonra o 1.lik ödülü geldi kondu günlüklerimin arasına. 🙂

Çocuk zuzu günlüğü - Genç zuzu günlüğü - 20li yaşlar günlüğü ve insan kaynakları günlüğü peryön 2014
Çocuk zuzu günlüğü – Genç zuzu günlüğü – 20li yaşlar günlüğü ve insan kaynakları günlüğü Peryön 2014

Neden mi blog yazdım?

İnsan Kaynakları Yönetimi’nden yeni mezun olmuş, iş hayatına atılmış taze bir kan, her şeyin kitaplarda yazıldığı gibi olacağını düşünen çömez ama firmalara İnsan Kaynakları Yönetimi sistemi kurmayı teklif edecek kadar cevval bir İK’cı idim o zaman. Ankara’da çalışırken bir mülakat daveti aldım İstanbul’dan. Kalktım geldim lakin ne duyayım: “Sizinle mülakat yapacak çalışanımız yıllık izne ayrıldığı için bla bla bla…”
Sanki dilimi tuttular neden bilmem hakkımı savunamadan kendimi Esenler Otogarı’nda otobüslere bakarken buldum. O gün kendime ne kadar kızdığımı hiç unutamıyorum. Eleştirmek, hak savunmak, bu böyle olmaz bak bunun doğrusu budur demek insanın içini huzurlu kılıyormuş böyle fark ettim. O günden beri bunun kat kat fazlası saçmalıklar gördüm İnsan Kaynakları alanında. Güzel deneyimlerim de oldu. Hepsini elimden geldiğince eleştirdim, yazdım, çizdim, öneriler getirdim. İKulis işte bu tür deneyimlerin sonucunda var oldu. 🙂

PERYÖN 2014 İK BLOG YARIŞMASI 1.Sİ zuhal aslan

Yarışma sonrası jüri üyeleri ile sohbetimde “Neden İKulis’i seçtiniz?” sorusu şu yanıtları buldu:

* Üslubunu keyifli bulduk, okurken hiç sıkmıyor.
* İnsan Kaynakları profesyoneline de, İnsan Kaynakları hakkında en az bilgi sahibi olan çalışana da bir şeyler katabilecek içeriklerin olduğunu gözlemledik.
* Görsellerin özgün, orijinal konu çok.
* Eleştirel bakışın güzel noktalara değiniyor, ülkemizdeki İnsan Kaynakları çalışanlarının bu eleştirileri duymaya ihtiyacı var.

Ne mutlu bana ki hayat kulağıma hep bir şeyler fısıldamış, hep duyduğum şekilde yansıtmışım o fısıltıları.
Ne mutlu ki hep doğru insanlara doğru zamanlarda doğru değerler vermiş, doğru şeyler söylemişim.

ikulis oyunun kuralları PERYÖN BLOG ÖDÜLLERİ CAPS 2014

2014 Ekim itibariyle oylamaların yapıldığı 15 günlük dönemde heyecan ve stresten çok; mutluluk duyduğum bir uğraş oldu yarışmayı duyurmak. O günlerde teşekkür etmem gereken insanları etiketledim yavaş yavaş. 🙂

Yarışma boyunca en stresli geçebilecek dönemi caps fikri ile keyifli hale getirdiği için Türker Okay’a (www.turkerokay.com),

Kendi görsellerimi hazırlarken hiç beklemediğim anda benim için hazırlanmış caps yağmurlarına tutulmama sebep olan kardeşlerime ve arkadaşlarıma (İsimlerini tek tek ‘caps’lerde belirtiyor olacağım, emekleri çok çok büyük! Ayrıntı için : http://www.ikulis.net/peryon-ik-blog-yarismasina-nasil-hazirlandim/),

Yarışma boyunca bilgilendirme ve yönlendirmeleriyle bloggerlara yardımcı olan Özlem Helvacı ve Eda Dağdelen’e,

Bu kadar güzel gerekçelerle beni tercih eden tüm jüri üyelerine,

linkedin NBS recruitin gencoorkun

Beni besleyen, espritüel yapımı koruyan, şekerden yapılmış patronlarım Ahu Bade Nilgün, Senem Erdoğuş ve Nuran Taşhan’a,

Yarışmada ilk 10 blogun belirlenmesi için oylamaya katılan tüm destekçilerime,

Her yazıda, tweetlerde, tüm konuşmalarında benden “birincimiz”, “gönlümüzün birincisi” diye bahseden diğer İK blogger arkadaşlarıma, (hem destekleri hem de sevgi ve dayanışma esaslı bir ekip olduğumuzu gösterdikleri için!)
Ayrıca yarışmada finale kalan arkadaşlarım Ali Cevat Ünsal (alicevatunsal.wordpress.com) ve İbrahim Babadağı’nı (wwww.banaisbul.com) bir kez daha tebrik ederim 🙂

ik bloggerları 2014 peryön kongre ilk gün akşamı

Bana yazmanın güzel bir ifade şekli olduğunu daha ilkokul çağımda öğreten, ilkokuldan beri günlük yazmama ve tüm o günlükleri saklamama vesile olan, ödül aldığımı duyar duymaz şehir aşıp gelen canım annem ve babama,
Bana yazmanın güzel bir ifade şekli olduğunu daha ilkokul çağımda öğreten, ilkokuldan beri günlük yazmama ve tüm o günlükleri saklamama vesile olan, ödül aldığımı duyar duymaz şehir aşıp gelen canım annem ve babama,
Törenin ertesi sabahı "ödülü ben mi aldım yoksa rüya mıydı" diye salona gidip kontrol yapacak kadar beni heyecanlandıran Peryön'e,
Törenin ertesi sabahı “ödülü ben mi aldım yoksa rüya mıydı” diye salona gidip kontrol yapacak kadar beni heyecanlandıran Peryön’e,
Ertesi gün çalıştığım ofise elinde pastası ile "Burada ödüllü bir blogger varmış!" diye bağırarak giren sevgi yumağı Genco Orkun Genç'e,
Ertesi gün çalıştığım ofise elinde pastası ile “Burada ödüllü bir blogger varmış!” diye bağırarak giren sevgi yumağı Genco Orkun Genç’e,
İkinci gün kongreye katılamayan ama ödülü alır almaz beni  "Bunlar hep kendin gibi olmaktan" cümlesi ile tebrik eden hayatı okuma gözlüğüm Ahmet Eryılmaz'a,
İkinci gün kongreye katılamayan ama ödülü alır almaz beni “Bunlar hep kendin gibi olmaktan” cümlesi ile tebrik eden hayatı okuma gözlüğüm Ahmet Eryılmaz’a,

Türk Dil Kurumu’na, SpongeBob’a, Richie Rich’in hizmetçisi Irona’ya, Yeşilçam’ın kötü yüzü Coşkun Göğen’e, Lannister ailesine, Juliette Binoche ve Krzysztof Kieślowski’ye, izlediğim tüm filmlere, dinlediğim şarkılara, okuduğum kitaplara, bloguma ve hayatıma renk katan her şeye, kendimi linkteki gibi hissetmeme neden olan herkese her şeye çok teşekkür ederim! 🙂

https://vine.co/v/OiH9rqMu2i6

Her günlük bir amaca hizmet eder :)
Her günlük bir amaca hizmet eder 🙂

En iyi işe alımcılar, pazarlamacılar gibi davranırlar! “NBS İnsan Kaynakları”ndan Londra’da bir Zirve Hikâyesi…

nbs linkedin recruitin

NBS İnsan Kaynakları Kurucu Ortakları, 3 Eylül tarihinde Londra’da The Brewery’de Linkedin tarafından düzenlenen Social RecruitIn zirvesinde Türkiye’den katılımcı olarak bulundu.

Social RecruitIn, Avrupa’da hizmet veren İşe Alım Danışmanlık firmaları için düzenlenmiş en geniş organizasyonlardan biri olma özelliğini taşıyor. Zirve boyunca Avrupa’da hizmet vermekte olan firmalara Türkiye ve Orta Doğu pazarı hakkında paylaşımlarda bulunan NBS İnsan Kaynakları, bu organizasyonda bulunan tek Türk sermayeli firma oldu.

Organizasyonda katılımcılar, 2 ayrı salonda yapılan konuşmaları, tartışma ve panelleri izleme şansı buldular. Zirve konuşmacılarından Hamilton Broadshow CEO’su ve tanınmış TV Programcısı James Caan’ın açılış konuşmasını, ünlü Profesyonel Koç ve Danışman olan Jeff Grout’un ise kapanış konuşmasını yaptığı zirveye katılım yüksekti.

James Caan, katılımcılara 20 yıl öncesini hatırlatarak, bir dönem faks makineleri ile çalışarak başlanılan Danışmanlık yolculuğunun şu an ki sosyal medya kanalları ile nasıl değiştiğini hatırlattı. Jeff Grout ise sanat ve spor dünyasından verdiği farklı ve çarpıcı yetenek ve başarı örnekleri ile müşterileri için en iyi yeteneği ve başarıyı arayan işe alım profesyonellerinin ilgisini çekti.

İnsan Kaynakları ve Sosyal Medya başlıklarının iç içe geçtiği panellerde pek çok işe alım danışmanı, tamamladıkları başarılı projeler ile ilan tasarlama yöntemlerinden, yeni aday havuzu yaratmada kullandıkları özel ve başarılı metotlara kadar birbirleri ile pek çok paylaşımda bulundu.

nbs bade nilgün genco orkun linkedin recruitin

NBS İnsan Kaynakları Kurucu Ortağı Nuran TAŞHAN, Linkedin’in Danışman firmaları geliştirmek için hazırladığı bu ortamı danışmanlıkta dünya vizyonu taşımak için çok başarılı bulduğunu aktarırken, Senem ERDOĞUŞ, “bir Danışmanlık firmasının yaşayan damarlarının network ve ilişki geliştirme üzerine kurulu olduğunu, buradaki katılımcıların da sunumları ile bir kez daha hatırlamış olduk” dedi.

PH Creative Director ve CEO’su Dave HAZLEHURST’un sunumundaki anahtar kelimeye dikkat çekmek isteyen NBS İnsan Kaynakları Kurucu Ortağı Bade NİLGÜN ise bugün artık “İşe Alım Danışmanlığı”nın İnsan Kaynakları ile Satış arasındaki çizgide seyahat ettiği gerçeğinin, tüm profesyonellerin kabulü olmasından çok etkilendiğini belirtti ve “HAZLEHURST’un konuşmasında kullandığı “The best recruiters act like marketers” – “En iyi işe alımcılar, pazarlamacılar gibi davranırlar” söyleminin altını doldurarak hizmet verdiğimizde, uzun süreli aday ve müşteri ilişkileri geliştirebiliriz” dedi.

Tüm katılımcıların konuşma organizasyon neşeli bir kokteyl ile sonlandı.

recruit linkedin nbs

linkedin NBS recruitin gencoorkun

Ofiste Yetkinlik Bazlı Mülakat Tarifi

Malzemeler

Bir adet açık pozisyon,
Eser miktarda kariyer portalı,
Aldığı kadar aday,
Bir tutam yetkinlik,
Bir demet soru,
Üç tutam cevap,

İç harcı için;
Güzel bir puanlama sistemi,
Bol bol not,
Göz teması,

Servis için;
Mülakat rapor formu,
MS Office falan

Hazırlanışı:

Açık pozisyonu bu iş nedir, nasıl yapılır, yapmak için ne gibi teknik bilgiler gerekir, fonksiyonel olarak neler gereklidir, ne gibi deneyimleri ister, nasıl bir insan bunu yapabilir, nasıl konuşsun, ne şekilde motive olsun, kimlerle çalışsın, raporlaması mı gerekir ekip yönetmesi mi, proje bazlı bir iş mi, zaman yönetimi mi iyi olsun, iletişimi mi, sonuç odaklı biri mi bu işi iyi yapar, ayrıntıcı biri mi vb. soruları ile irdelediğinde aslında eline epeyce bir yetkinlik çıkacaktır.
Bu yetkinlikleri ve tabii ki uygun soruları her aday için mülakatta kullanıp puanlamayı da bu önem derecesine göre yapınca yetkinlik bazlı mülakatı yapmış oluyorsun.

Önemli birkaç nokta var;

Mesela çıkardığın sorular hep deneyimlenmiş şeyler olsun.
Yani “Şöyle bir durumla karşılaştığın oldu mu? Sen ne yaptın? Sonuç ne oldu? Bu sonuca senin katkın ne oldu?”
Bir olay varsayıp geçmişte buna benzer bir şey yaşayıp yaşamadığını, yaşadıysa ne gibi aşamalardan geçtiğini, zorluklarla nasıl başa çıktığını sonucun ne olduğunu sorunca hedeflediğin yetkinlikleri yakalamış oluyorsun. Bir de aday benzer durumlarda benzer davranışları tekrarlıyorsa bundan iyisi Şam’da kayısı diyorum.

Niye yetkinlik bazlı mülakat yapıyoruz? Çünkü mülakatı dizginleyen bir unsurdur yetkinlik ve biz yetkinlikler çerçevesinde hareket etmezsek o mülakat bir tanışma ve etkileme sohbetine dönüşür, soruların hiçbirini cevaplatamadan adayı uğurlamak zorunda kalırız.
Bu tür durumlarda adayla ilgili olumsuz bir durum nadiren aklımızda kalır ve sonradan düşündüğümüzde adayı olumlu değerlendiririz.

Peki yetkinlikler gökten mi iniyor? Bunların bir listesi var mı? Hazır bulunur mu?
Hazır alıp kullansak evde yapmış gibi olur mu?

Şimdi, yetkinlik belirlemek oluşturulmuş kurullarca yapılabilen bir iştir. Psikologlar, işin ehli çalışanlar, yöneticiler, eğitimciler işin içine girer. İşe uygun davranışları belirler, kurumlarına uygun bir temel yetkinlik, işe uygun bir yetkinlik listesi yapabilirler. Uygun soruları sormak sana kalır.
Bir de dışarıdan bu hizmeti hazır alabiliriz. Kuruma çok uygun da olabilir, olmayabilir de. Lakin bazı işler için aranacak temel yetkinlikler konusunda yeterli olabilir bu hizmetler.
Yine de dönem dönem yapılan işin yetkinliklerini güncellemekte fayda vardır, çünkü iş dediğin zenginleşiyor, teknoloji gelişiyor, mutlaka ek yetkinlikler gelmiştir, mutlaka bazı şeyler demode olmuştur.

Sen bu yetkinlikleri revize eden grupta değilsen, alabileceğin temel bir yetkinlik bazlı mülakat eğitimi rahatlıkla yetecektir ilgili mülakatı yapmana.

ikulis net yetkinlik bazlı mülakat 2

İK’cısın referanslı CV gelir, adayı olumlu görmek baskısına kapılırsın falan. Aman, yetkinlik bazlı mülakat yap.

Bugüne kadar beden dili dendi, duruş, bakış yalan söyleme konusunda fikir verir dendi. Bunların yüksek geçerlilikleri yok. Yetkinliklerine sarıl.

İnsanlar işitsel, görsel, kinestetik hafızalarını kullanıyor olabilirler, adayın sağa sola bakmasına anlam yükleme.

Senden yaşça büyük, kıdem olarak yüksek bir adayın mülakatını sadece sohbet ederek doğru yorumlayamazsın. Yetkinliklerden kopma, yaşın, kıdemin önemi kalmasın.

Zaman her zaman baskı unsurudur. Bir soru sorduğunda aday o soruya başka türlü cevap verme eğilimindeyse yetkinlik listene bak, farklı açıdan sor. Zamanın kısıtlı olduğunu ve bu konuda adayı daha iyi tanımak istediğini nazikçe ilet. Yetkinlik bazlı mülakatlarda sorular acımasız ve nettir bu yüzden senin tavrın o oranda yumuşak, yüzün de o oranda güleç olsun ki aday agresif görmesin seni. Aksi durumda daha asansördeyken gelsin lanetler, gitsin iş bilmeyen havalı İK’cı söylemleri. Twitter’dan iki de laf soktu mu evlere şenlik 🙂

Haklı mıdır? Bazen haklıdır aday işte. Sen o kadar mülakat teknikleri eğitimi almakla övün, İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna mülakata çağır adayı, aday bir de işsiz olsun, sen de karşısında çatır çatır maaşı yatan, ücret paketi dolgun, sigortası asgariden yatmayan bir danışman ol, tabii ki hata yapma lüksün yok İK’cı 🙂 Dikkat ediver bi zahmet…

Yetkinlik sorularına yeterli cevapları aldıysan, iş tanımına uygun ağırlıklarda puanlamanı yap. Adayları puanlar ve yetkinlikler üzerinden kıyasla.
Çalışanın hazır. 🙂

(Afiyet olsun.)

En uygun adayı tercih ettiğin için başın dişin ağrımaz, vicdanın da rahat olur her zaman.
Kulakların her türlü çınlayacak, zira her işe alım sürecinin mutlaka kaybedenleri olacaktır.

Yetkinlik konusunda uygulamalı eğitim veren referanslı firmaları tercih et ki teoriden kopup işin püf noktalarını iyice öğren.Sonra kendi sorunu da yazarsın, yetkinlik fırtınanı da oluşturursun.
(Güvenilir firma istersen bana sorabilirsin, bir mail kadar yakınındayım. 🙂 )

Adaylarının mülakat salonundan gülümseyerek ayrıldığı ve asansörde sana dua ettikleri günlerin olsun. (Abarttım di mi?)

God bless you mülakatçı!

ikulis işe alım

Zuhal DURSUN