20 soruda Zuhal ASLAN

Merhaba dünya merhaba,

Uzun bir zaman yazamadım, boğazımda düğümlenmiş ne çok kelimem vardı bi bilseniz.
İnsan gözyaşı ve kelimelerin bile ifade etmekte yetersiz kaldığı zamanlar yaşarmış, öylesi aylardan geçtim de geldim. ( Bu daha çok piştiğim ve yazılarımın daha da lezzetli olacağı anlamına gelebilir. )

Geçtiğimiz gün Taraf Gazetesi’nin son sayfasından alışkanlık edindiğim 20 Soru uygulaması takıldı aklıma. Açtım cevapları okudum epey, sonra düşündüm ben dedim bana sorulsaydı dedim ne derdim dedim..

Bunu neden bulup geliştirmiş Marcel Proust, Bernard Pivot, James Lipton bilmiyorum. Araştırmadım da henüz ama tanıdığım ve hayatımda yeri olan herkese yapmak istediğime karar verdim.
Öncelikle kendim ile başlıyorum, bloguma bugünden sonra insan ile devam ediyorum, kurumsal olsun olmasın 😉

1- En sevdiğiniz kelime?

Ekinoks

2- Nefret ettiğiniz kelime?

Çabuk

3- Ne sizi heyecanlandırır?

Imkansız kelimesini son çare olarak kullanan insan

4- Heyecanınızı ne öldürür?

Imkansız kelimesini çabucak kullanabilen insan

5- En sevdiğiniz ses nedir?
Klarnet

6- Nefret ettiğiniz ses?

Kağıdı, kartonu bıçakla kesme sesi

7- Hangi mesleği yapmak istemezsiniz?

Muhasebe işleri

8- Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz?

İyinin düşmanını duraksamadan yenebilmek ( İyinin düşmanı mükemmeldir, Genco’yu anıyoruz burada bir dakikalığına 😉 )
9- Kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz?

Coco Chanel

10- Nerede yaşamak isterdiniz?

Bern

11- En önemli kusurunuz nedir?

Duygu durumlarım arasında zor geçiş yapmam

12- Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi?

Aşırı sevmek ☺

13- Kahramanınız kim?

Meral Okay

14- En çok kullandığınız küfür?

Şeref yoksunu 😀

15- Şu anki ruh haliniz nasıl?

Uyuşuk
16- Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?

Yalnızca repliklerle anlaşan bir çift mümkün… ( evet hayat felsefem çiftli miftli 😀 insan dediğin yalnız yaşar mı be)

17- Mutluluk rüyanız nedir?

Güzel adamı bir kitapta anlatmış olmak…

18- Sizce mutsuzluğun tanımı?

Üretememek

19- Nasıl ölmek isterdiniz?

Temmuz’da. Elektrikler kesikken, bir akşam karanlığında, sokakta oynayan çocukların sesleri oturma odasına girerken, yeni banyo yapmışım, ıslak saçlarımla oynanırken, uyuklar gibi.

20- Öldüğünüzde cennete giderseniz Tanrı’nın kapıda size ne söylemesini istersiniz?

Su içmeyi ihmal etmeseydin de bu yaşta ölecektin.

Haydi hafta sonunda çıkan ilanlara eleştirel bakalım:)

Rutinimdir işim olsun olmasın hafta sonları gazete alır, İnsan Kaynakları eklerini okur ve ilanları tek tek incelerim.
Uzun zamandır ‘neden bay, neden bayan’ sorusunu sorduğumu biliyorsunuz. Firmaları arayıp, mini anketler yaparak ‘İş yaşamında pozisyona göre cinsiyet ayrımcılığı’ vb. bir başlık ile araştırma konusu yapmayı düşündüğümü ifşa etmeliyim lakin ki o kadar beklemeye gerek görmedim, bugünden başlayayım artık dedim.

Birkaç örnek ile lafımı sokup kaçmayı düşünüyorum. Yıl olmuş 2014, işletmeler ilanlarda geçmişlerinin ne kadar dolu olduğundan ve vizyonlarının ne kadar geniş olduğundan bahsettikten sonra iş tanımı ve şartlar kısmında aslında ne olduklarını ortaya koyuyorlar ya işte tam da bu kısma şaşırıyorum.

Verdikleri mail adreslerine ‘İnsan Kaynakları diye bir alan var, işletmeyi ve hedeflerini %100 büyütüyor, düşünür müyüz?’ diye mail atmam yakındır.

Neyse okuyun sevgili okurum 🙂

IMG_9399

Yeni hedeflerin var, İzmir’in en baba yemek firmasısın, 100.000 kişiye yemeği hep erkek çalışanla mı çıkardın bugüne kadar be firma? Neden yeni hedeflerine sadece erkeklerle ulaşabileceğini düşünüyorsun merak etmedim değil. Hem o nasıl iş adı mübarek:Erkek tatlı ustası (vuuu tam bir biscolatizm politikası yürüyor, olsa da yesek 😉 ) Bu ilana bakarken aklımdan replikler geçiyor, hooop yakaladım: Gora Arif:…ünüzden element uydurmayın!

IMG_9400

’12 ay açık’ olan işletmenizde belli ki siz de diğer oteller, marketler, ticarethaneler gibi kasa işlemleri ile sonuçlanan bir faaliyet gösteriyorsunuz. Turizmde kadının yapamadığı iş de neredeyse yok, neden bu tür bir iş için ısrarla cinsiyet belirttiniz merak ediyorum. Sürekli gece vardiyasında sorun çıkarıyorlar vb. gibi verileriniz var ise bence turizm çalışanlarının bu konuyu ayrıntılı görüşerek bir çözüm bulması gerekiyor. Zira azımsanmayacak kadar çok faydası var kadın çalışanın bu sektöre…

IMG_9401

Bir catering firması daha… Turizm veya hizmet sektörlerinden uzak olanlar için cost control neymiş bakalım:

Cost control; bir tesiste gelir ve giderlerin her kaleminde ve aşamasında, her işlemin proses ve personel analizinde baştan sona kadar kontrollerin yapılarak, aksaklıkların-kaçakların-sistemsizliğin,yanlış uygulamaların, denetimsizliğin, ihmalin, zaman ve maddi kaybın, prosedür ve politikaların oluşturduğu sistemle işin ve görevin tanımlanması ve raporlama disiplini ile izlenmesi sonucu oto kontrollü kurumsal yapının oluşturulup,bunun neticesinde profesyonellik, uzmanlık, bilgi birikimi ile sürekli iyileştirmelerin ve toplam verimliliğin artırılması işlevidir.
‘VE BU İŞİ YALNIZCA ERKEKLER YAPABİLİR, MAAZALLAH DEPODA ÜŞÜTÜR MÜŞÜTÜR KADIN ŞİMDİ’ mi eklediniz ki iş tanımı formlarınıza. Yani bu depo işlerini anlamış değilim, bir kadın çalışanın bulunamayacağı bir depo nasıl kurulabiliyor insan gerçekten hayret ediyor. Keşke ilanlar çıkılırken neden cinsiyet tercihi yapmak zorunda kalındığı açıklanmak zorunda kalınsa da farkındalık oluşsa işletmelerimizde. Bence bilinç devre dışı bu tür ilanlarda..

IMG_9402

Bu ilanda kadın, erkek eleştirisi yapmıyorum tabii ki ama daha fena bir uygulamaya gözüm ilişiyor. Şimdi biz engelli haklarını savunalım diyoruz, herkese fırsat eşitliği diyoruz ama 1,59 kadının güvenlik görevlisi olamayacağını söylüyoruz. Boy uzunluğu da insanın kendi çabaları ile elde edebileceği, yani edinilebilecek bir (tecrübe/yetkinlik/donanım her ne derseniz bu kritere) şey değil ki. Bu adamların işi için korunma ve etkisiz hale getirme sporları eğitimleri aldığını varsayarsak boy probleminin saçma bir kriter olduğunu düşünmekteyim. Daha farklı bir ifade ile zorla engelli çalışan sayısı arttırılıyor bu tür oturmuş tutumlarla. (Boy uzunlukları abartı değil ama hoş değil işte) Boyun 1,55 ise güvenlik, polis vb. olmak için engellisin demenin yakın versiyonu bence..

IMG_9403

Bunu çok içten sorguladım ilk markete gidişimde soracağım, ‘kadın işi değil’ mi diyecekler bakalım, cevabı paylaşırım sizlerle. İkinci Bahar dizisinde Meral Okay’ın Kasap Melahat karakteri gözümün önünde şu an. Bence bu işi kadınlar yapar, hatta sanki Carrefour ve Migroslarda gördüm kasap reyonunda kadın çalışan.

IMG_9404

Bu ilanda dikkatimi çeken şey dipnot. Belli ki muhasebeciler için cumartesi günleri mesaisi artık şaşırılacak bir şey olmuş. İhtiyaç duyan firmalar olabilir ki çoğu artık dönüşümlü olarak çalışıyor hafta sonları. Bu konuyu ilanda belirtip ‘kendinizi hazırlayın, mülakata gelince ‘aa nasıl olur, cumartesi çalışan muhasebeci mi, bik bik bik” şeklinde canımı sıkmayın demiş olabilirsiniz. Bence bu konu sizin için önemli, üzerine düşünüp piyasa şartlarını yakalamanız tavsiye olunur.

IMG_9405

Tatil köyünüz var, Ankara’da ofisiniz var anladık da sunmuş olduğunuz o imkanlar nedir Allah aşkına? Maaş – Prim – SSK – Yemek hımm çok yaratıcı değil mi sizce de? Ekstra ödülden bahsetmiyorum bile, herkesin hayalindeki işin ilanı emin olun böyle olmalı. Hele ki Satış&Pazarlama departmanınız için bu ilanla aday arıyorsunuz. 🙂 Güzel bir yetenek avcısı olmanıza çok az kalmış gerçekten… Te allam yaaa!

IMG_9406

Al birini vur ötekine demem gerek burada. Vizyonunuz kişiye özel portföy yönetimi ile yeni bir bakış açısı getirmekti di mi? Maaş, DOLGUN prim ? , Ssk’lı çalışacak arkadaş? Sen var söylemek, ben yok anlamak? Bu bahsettiğiniz şeyler olmadan sizinle çalışmak için koşacak yeni bir tür mü keşfedildi de haberim yok benim?
Neyse araştırayım az 🙂

IMG_9410

Ahan da bir depo faciası daha. Arkadaş iplik deponda giriş – çıkışları yalnızca erkekler mi takip edebiliyor?
Hele ki geniş bir servis ağı özelliğiniz varken bu cinsiyet ayrımcılığı… 🙂 (Firmamız Gebze’de ama siz müthiş konforlu servislerimize sabah 04:00 sularında Hadımköy’den biner, 09:00’da çalışabilecek gücünüz olursa giriş – çıkışı takip edersiniz. Hem başvuruları şahsen ya da CV ile de yapabiliyormuşuz. CV yoksa firmaya gidip kendimizi göstermek yetiyor anladığım kadarıyla. Hımm iyiymiş)

IMG_9412

Nooolduuu? Kasap için kadın olmaz, depo için kadın olmaz, sekreter denince neden kadın? Erkek asistanların da harikalar yarattığı iş dünyamızda sekreter iş tanımına gelince neden kadın kriteri devreye girebiliyor? Bi garipsiniz yemin ediyorum..

IMG_9411

Evet fotoğraflı CV istiyoruz çünkü 3200 kilo, gri tonlarda bir fil olma ihtimaliniz var ve biz sekreter olarak insan arıyoruz. Bu e-posta adresine fotoğrafsız CV yollayanlar da müfteridir, alçaktır! Sen o kadar İngilizce bil, office öğren ama bir fil olma ihtimaline karşı dipnot düşsünler ilana..

Bu ve benzeri tüm firmaların Allah İnsan Kaynaklarını versin.

Hoş kalın..

zuhal imza