20 soruda Zuhal ASLAN

Merhaba dünya merhaba,

Uzun bir zaman yazamadım, boğazımda düğümlenmiş ne çok kelimem vardı bi bilseniz.
İnsan gözyaşı ve kelimelerin bile ifade etmekte yetersiz kaldığı zamanlar yaşarmış, öylesi aylardan geçtim de geldim. ( Bu daha çok piştiğim ve yazılarımın daha da lezzetli olacağı anlamına gelebilir. )

Geçtiğimiz gün Taraf Gazetesi’nin son sayfasından alışkanlık edindiğim 20 Soru uygulaması takıldı aklıma. Açtım cevapları okudum epey, sonra düşündüm ben dedim bana sorulsaydı dedim ne derdim dedim..

Bunu neden bulup geliştirmiş Marcel Proust, Bernard Pivot, James Lipton bilmiyorum. Araştırmadım da henüz ama tanıdığım ve hayatımda yeri olan herkese yapmak istediğime karar verdim.
Öncelikle kendim ile başlıyorum, bloguma bugünden sonra insan ile devam ediyorum, kurumsal olsun olmasın 😉

1- En sevdiğiniz kelime?

Ekinoks

2- Nefret ettiğiniz kelime?

Çabuk

3- Ne sizi heyecanlandırır?

Imkansız kelimesini son çare olarak kullanan insan

4- Heyecanınızı ne öldürür?

Imkansız kelimesini çabucak kullanabilen insan

5- En sevdiğiniz ses nedir?
Klarnet

6- Nefret ettiğiniz ses?

Kağıdı, kartonu bıçakla kesme sesi

7- Hangi mesleği yapmak istemezsiniz?

Muhasebe işleri

8- Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz?

İyinin düşmanını duraksamadan yenebilmek ( İyinin düşmanı mükemmeldir, Genco’yu anıyoruz burada bir dakikalığına 😉 )
9- Kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz?

Coco Chanel

10- Nerede yaşamak isterdiniz?

Bern

11- En önemli kusurunuz nedir?

Duygu durumlarım arasında zor geçiş yapmam

12- Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi?

Aşırı sevmek ☺

13- Kahramanınız kim?

Meral Okay

14- En çok kullandığınız küfür?

Şeref yoksunu 😀

15- Şu anki ruh haliniz nasıl?

Uyuşuk
16- Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?

Yalnızca repliklerle anlaşan bir çift mümkün… ( evet hayat felsefem çiftli miftli 😀 insan dediğin yalnız yaşar mı be)

17- Mutluluk rüyanız nedir?

Güzel adamı bir kitapta anlatmış olmak…

18- Sizce mutsuzluğun tanımı?

Üretememek

19- Nasıl ölmek isterdiniz?

Temmuz’da. Elektrikler kesikken, bir akşam karanlığında, sokakta oynayan çocukların sesleri oturma odasına girerken, yeni banyo yapmışım, ıslak saçlarımla oynanırken, uyuklar gibi.

20- Öldüğünüzde cennete giderseniz Tanrı’nın kapıda size ne söylemesini istersiniz?

Su içmeyi ihmal etmeseydin de bu yaşta ölecektin.

Renault Mais’in zarif adımları!

Kar yağışlı bir haftanın akabinde Renault Mais’in düzenlediği “blog yazarları ile tanışma” yemeğine davet edildim. Geç kaldım efendim yemeğe, nasıl kızdım kendime ve karayollarına anlatamam.

Giyindim siyahları, çektim botlarımı, sırtımda o hafta yazılacak yazıların basın dosyaları, yerde kar kalıntıları, su birikintileri zorlukları aşa aşa gidiyorum. Vaktim de vardı, emin adımlarla yürürken birden solumda çamur deryası, karşımda gelen araba ve sağımda belediyenin yığdığı kar öbeği ile karşı karşıya kaldım. “Acı bana!” Der gibi baktım şoföre ama fayda etmedi…

renault ik blogger tanışma yemeği

Çamurumdan arınıp koşarak gittiğim o yemekte Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar’a izah ettim durumu. Büyük bir dikkat ve anlayış ile dinleyip “araçları yapıyoruz ama yol ve drenaj halen sıkıntı Türkiye’de” dedi.Tam da böyle bir bağlantı ile oradaydık. Renault yalnızca otomobil üreterek var olmak değil, güvenlik sorunlarının çözümü için de harekete geçerek var olmak isteyen bir şirket.

renault 1

Toplumsal geleceğe yatırım yapan Renault, projeleri gibi bir ilke daha imza atıp günümüzün basın mensupları dediği bloggerlar ile tanışmayı düşünmüş ve projelerini bizlerle paylaşmak istemiş.

Türkiye’de trafik kazalarında yaşamını yitiren her 100 yayadan 26’sı çocuk ve bu oran Avrupa Birliği ortalamasının çok üzerindeymiş. Bu soruna eğilme sorumluluğunu hisseden Renault 2002 yılında aldığı bir karar ile sadece güvenli otomobiller üretmeyi değil, ilköğretim çağındaki öğrencilere yol güvenliği eğitimi vermeyi de kendi işi gibi benimseyeceğini açıklamış. Milli Eğitim Bakanlığı, yol güvenliği uzmanları ve pedagoglar ile Türkiye’nin 7 bölgesinde kaza nüfus oranı en yüksek 41 ilde ve 1374 okulda “Sokakta İlk Adımlar” projesini hayata geçirmiş. 2023’te hedefleri 5 milyon ilköğretim çocuğuna yol güvenliği ve çevreci ulaşım bilinci kazandırmış olmakmış.
Bu projeyi duyunca “İyi de geçmişte Renault’la tanışamayan bugünün gençleri, dünün çocuklarının suçu ne?” diye içimden geçirmiştim ki “Sizin Fikriniz Sizin Projeniz” yarışmasını öğrendim. Liseli gençleri 2011 yılından bu güne kadar bu faaliyetler kapsamında provoke etmiş Renault. Üç yılda 10 bine yakın öğrenci, 80 projeyi hayata geçirmiş.

renault t

Bir yeni uygulamaları da yetkili satıcıları için eğitim programı geliştirmek olmuş. Evet Renault otomobili en iyi şekilde üretiyor ama satışı ve satış sonrası süreçleri de iyileştirmek için de projeler geliştirmişler. Bilgi Üniversitesi Yönetici Geliştirme Merkezi ve bayiiler ile el ele vermişler 9 aya yayılan 26 günlük bir eğitim programını yetkili bayii sahibi 2.kuşağın hizmetine sunmuşlar.

Her grubun 10’ar kişiden oluştuğu bu eğitimin amacı satış ve satış sonrası hizmetlerin kalitesini arttıracak birer yeni proje geliştirmek ve ikinci kuşağın yönetim – işletme becerilerini daha iyi seviyelere çıkarmak.
Bu bağlamda Renault Akademi öğrencileri Fransa’daki bayiiler ile benchmark imkanı bulurken, kendi işletmelerinde geliştirmek istedikleri projeleri Bilgi Üniversitesi kılavuzluğu ile geliştirmiş oluyorlar.

renault ikulis

Bu kapsayıcı uygulamaların gelecekte Renault’a çok büyük katkıları olacağı aşikar.

Sosyal sorumluluk kapsamında yürüttüğü projeleri zevkle takip ediyorum. Bizlerle tanışıp bu gelişmelerden haberdar edecek kadar çağdaş Renault Yönetimi & İletişim Müdürlüğü’nü de ayrıca tebrik ediyorum.

Daha nice güzel gelişmelerinizde yanınızda olmak dileğiyle, zarif kal Renault!

Zuhal’in okurZuu’hali: Kariyer 2.0 kitabı üzerine

Geçtiğimiz ay İnsan Kaynakları profesyoneli, aynı zamanda www.yetenekvekariyer.com blogunun yazarı Cengiz Çatalkaya’nın yazdığı Kariyer 2.0 kitabını Optimist’in güzel takdimi ile okumaya başladım.

Blog yazılarını ve değindiği konuları ilgiyle takip ettiğim için kitabını da büyük bir istekle okudum.
Yoğunluktan metro ve metrobüslerde okuma fırsatı bulabildiğim kitabı dün akşam Altunizade dolaylarında bitirmiş bulunuyorum. 🙂

Bu kitabı yetenek ve kariyer kavramı, insan kaynakları, blog yazarlığı ve sosyal medya alanları için çok çok çok kıymetli buluyorum.
Her seviyede çalışanın iş hayatında rehber alması gerektiği başarılı bir kitap olmuş.

kariyer 2.0 optimist  2

Blogum üzerinden her ay çok sayıda CV danışmanlığı talebi alıyorum. Aynı zamanda meslek seçimi hakkında sıklıkla görüş paylaştığımız okurlar var.
Zamanım elverdiği ölçüde bu taleplere cevap verme uğraşımı ciddi manada kolaylaştıran kitap oldu Kariyer 2.0. Sanki danışana yazmam gereken her şeyi yazmış Cengiz Çatalkaya.

optimist kariyer 2.0 optimist
Bu kitapta;

İş dünyasında iletişimin nasıl değiştini,
Kuşak tanımlarını, tahminlerini,
Yeteneğin meslekle bağını,
Geleceğin mesleklerini,
Eğitimin kariyer gelişimimizdeki yerini,
İş arama sürecinde aklımızı meşgul eden tüm soruların cevabını,
Takip etmeniz gereken danışmanlık firmalarını, kariyer sayfalarını,
Sosyal medyayı nasıl kullanacağımızı ve bu adımların bize ne kadar faydasının olacağını,
Alanında başarılı olmuş kişilerin hikayelerini,
Blog yazma ve kişisel marka hakkında ihtiyaç duyabileceğimiz tüm temel tanımları,
İnsan kaynakları ve pazarlama alanında takip edilmesi gereken blogları ve okunması gereken kitapların listelerini bulacaksınız.

Değişen iş dünyası gereği kıdemi, yaşı, kariyer hedefi ne olursa olsun herkese rehberlik edebilecek bu kitapta emeği geçen herkesi tebrik ediyor, okuma fırsatı bulabildiğim için kendimi mutlu hissediyorum. 🙂

Keyifli okumalar dilerim.

Biricik İK gazetemiz Hürriyet İK’nın 19.yılında 1000.sayısını kutladık.Benim için Hürriyet İK Demek…

Geçtiğimiz hafta Zorlu Center’da Hürriyet İK aşıkları toplandık, 1000.sayıyı kutladık.

Açılışı Serdar Devrim konuşmasıyla yaptı, en az yazdığı kadar güzel konuştu adamım. Doğrudan girdi konuya, kısa, öz anlattı 1000 sayı hikayesini.

serdar devrim açılış konuşması

Sonra Ayşe Arman arz-ı endam eyledi. Bir ay içinde 2. kez canlısını görmüşlüğüm var, kalbi güçlendirir bir kadın. O varsa kahkaha var. Evrim Kuran ile Y kuşağı hakkında mini bir röportaj yaptı. Güldük, eğlendik, sağlam ve net cevaplar aldık.

atarlı ergen y kuşağı

valla dükkan y kuşağının

tornaya sokmadan kuşak farkını kapatmak

özel yaşam dengesi

Sonra BLAM seyri için oturduk koltuklarımıza. Müthiş bir performans izledik. Sıkıcı iş hayatını biraz keyiflendirmek isteyen 4 çalışanın sözsüz sahne performansına hayran kalmakla birlikte çok duygusal, çok derin buldum. Pek çok aksiyon, akrobasi ve komedi unsuru olmasına rağmen iş hayatının gerçekliklerini yansıtmışlar diye düşünüyorum. Yalnızca “damacana”yı konumlandıramadım gerçek hayatta. Ne bileyim çok da zorlamadım, malum damacana ve aşk çok da alışık olduğumuz bir şey değil. 😉

IMG_3130

19 yıl 1000 sayı… Dile kolay ama zihnime zor geldi. Düşünüyorum düşünüyorum benim tanışıklığım ne kadardır diye, 2005’te okumuşum ben ilk kez. Üniversite yılları. İnsan Kaynakları Yönetimi bölümünde öğrenim görürken ki o yıllar neredeyse bilgisayar ve internet kıtlığı çektiğim inanılmaz bir döneme denk gelir, hocaların verdiği kitapların dışında ne okusam da güncel uygulama görsem sorusunun cevabı olmuştur kendisi. Teoriler iyi hoş ama uygulama yapmadan, görmeden iş hayatına girince duvara çarpacağım diye düşünüyordum ki her hafta yanıma yoldaş oldu bu şirin gazete.

O zamandan bu zamana 4 farklı sektörde İK alanında çalıştım, her konuda beslendiğim bir gazete oldu Hürriyet İK.

Eğitime bakış açıları, insan kaynaklarının geleceği, trendler, yeni yöntemler, çalışan psikolojisi, işveren markası, kuşaklar derken eksik ne yanım varsa tamamladı sanki. 1000 sayı değil yüzlerce bin sayı basılsa her birinde yeni bir şey öğreneceğimden zerre şüphem yok. Nice yılların olsun Hürriyet İK! 🙂

hürriyet ik oy moy

Benim için Hürriyet İK demek pazar günü erken uyanıp büfeye gitmek demek.
Yorgunluktan, öğleden sonraya kadar uyuduğum pazarlar stresle uyanıp acaba bitmiş midir diye söylenerek giyinmek demek.
Impostor sendromu, yıldız tuşu sendromu, sosyal fobi, 50 yaş sendromu ne demek bilmek demek.
Biriken Hürriyet İK’ların iş arkadaşları tarafından da okunması için 2 ayda bir topluca ofise taşınması demek.
Ankara’da yaşarken her pazar “Anneee hayat İstanbul’da, zirveler İstanbul’da, eğitimler İstanbul’da, İnsan Kaynakları İstanbul’da ben neden buradayım!” demek. ( Ay resmen İstanbul’a yerleşme sebebim! 🙂 )
Kahvaltı sonrası gazeteyi masaya serip okumak demek, yazıların fotoğrafını çekip sosyal ağlarda fikrimi eklemek demek.
ufuk tarhan hürriyet ik sosyal medya

Atamalar, terfiler demek.
Yaratıcı ilanlar, ödüller demek.
Provoke etmek demek, sektörleri yürütmek, farkındalık katmak demek.
İş cinayetleri demek, istatistikler demek, insan hakları demek.
Sektöre yeni girenler, kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları, ilanlar demek.

Ne bileyim Hürriyet İK sayfa sayısı azalınca ülke ekonomisi kötüye gidiyor bile olabilir. 🙁
Akrabalarıma, eşe dosta çalıştığım departmanı bin farklı şekilde anlattığım halde “Haa halkla ilişkiler yani” tepkisini aldığım bir dönemde bu işin gazetesini çıkarmış adamlar. Helal olsun Hürriyet İK.
Güzel şey yani Hürriyet İK.
Siz basın, biz okuruz. 😉

Hürriyet Tecrübe Enerji 1000 sayı Terfi

Terfi TV – 2014 PERYÖN Kongre’den Keyifli Röportajlar

Avrupa’nın en büyük insan kaynakları kongresinden eğlenceli ve renkli görüntüler.
Terfi, her cumartesi saat 12:30’da Bloomberg HT’de. İster aday ol, ister İnsan Kaynakları Profesyoneli, bu programda senlik çok şey var. 😉

Videodaki İK bloggerları: Zuhal DURSUN, Artemiz Güler (artemizguler.blogspot.com.tr), Aydan Çağ (aydancag.com), Seda Küçük (www.sedolinka.com), Ali Cevat Ünsal (alicevatunsal.wordpress.com) ve Nilüfer Koçyiğit (niluferkocyigit.com)

Videyou izlemek için fotoğrafa tıklayınız.
Videyou izlemek için fotoğrafa tıklayınız.

Peryön İK Blog Yarışması’na Nasıl Hazırlandım?

Selamlar millet,

Azıcık kafamı dağıtmaya girdim buralara.

Aklıma geldi biz Peryön Blog Yarışması’nı duyurmak ve oylamaları artırmak için caps ve film replikleri görselleri hazırlamış idik.

Bu Salı ve Çarşamba günleri (4-5 Kasım yani) zirve gerçekleşecek, ödül töreni yapılacak.

İlk 10’a girer miyiz bilmem ama aşırı eğlenceli bir hazırlık süreci geçirdik.

Tüm arkadaşlarımın, kardeşlerimin fikir, emek ve desteklerini hiçe sayamam çok kıymetli eşim dostum varmış benim. 🙂

İşte o görseller 🙂

Teşekkürler: Murat Özdemir
Teşekkürler: Murat Özdemir
Teşekkürler: Sercan Özyazıcı
Teşekkürler: Sercan Özyazıcı
Teşekkürler: Sercan Özyazıcı
Teşekkürler: Sercan Özyazıcı
Teşekkürler: Murat Özdemir
Teşekkürler: Murat Özdemir
Teşekkürler: Tarık Arıkan
Teşekkürler: Tarık Arıkan
Teşekkürler : Zeynep Aslan Özdemir
Teşekkürler : Zeynep Aslan Özdemir
Teşekkürler:  Cem Karadavut
Teşekkürler: Cem Karadavut
Teşekkürler: Zeynep Aslan Özdemir
Teşekkürler: Zeynep Aslan Özdemir
Zuzu :)
Zuzu 🙂

En iyi işe alımcılar, pazarlamacılar gibi davranırlar! “NBS İnsan Kaynakları”ndan Londra’da bir Zirve Hikâyesi…

nbs linkedin recruitin

NBS İnsan Kaynakları Kurucu Ortakları, 3 Eylül tarihinde Londra’da The Brewery’de Linkedin tarafından düzenlenen Social RecruitIn zirvesinde Türkiye’den katılımcı olarak bulundu.

Social RecruitIn, Avrupa’da hizmet veren İşe Alım Danışmanlık firmaları için düzenlenmiş en geniş organizasyonlardan biri olma özelliğini taşıyor. Zirve boyunca Avrupa’da hizmet vermekte olan firmalara Türkiye ve Orta Doğu pazarı hakkında paylaşımlarda bulunan NBS İnsan Kaynakları, bu organizasyonda bulunan tek Türk sermayeli firma oldu.

Organizasyonda katılımcılar, 2 ayrı salonda yapılan konuşmaları, tartışma ve panelleri izleme şansı buldular. Zirve konuşmacılarından Hamilton Broadshow CEO’su ve tanınmış TV Programcısı James Caan’ın açılış konuşmasını, ünlü Profesyonel Koç ve Danışman olan Jeff Grout’un ise kapanış konuşmasını yaptığı zirveye katılım yüksekti.

James Caan, katılımcılara 20 yıl öncesini hatırlatarak, bir dönem faks makineleri ile çalışarak başlanılan Danışmanlık yolculuğunun şu an ki sosyal medya kanalları ile nasıl değiştiğini hatırlattı. Jeff Grout ise sanat ve spor dünyasından verdiği farklı ve çarpıcı yetenek ve başarı örnekleri ile müşterileri için en iyi yeteneği ve başarıyı arayan işe alım profesyonellerinin ilgisini çekti.

İnsan Kaynakları ve Sosyal Medya başlıklarının iç içe geçtiği panellerde pek çok işe alım danışmanı, tamamladıkları başarılı projeler ile ilan tasarlama yöntemlerinden, yeni aday havuzu yaratmada kullandıkları özel ve başarılı metotlara kadar birbirleri ile pek çok paylaşımda bulundu.

nbs bade nilgün genco orkun linkedin recruitin

NBS İnsan Kaynakları Kurucu Ortağı Nuran TAŞHAN, Linkedin’in Danışman firmaları geliştirmek için hazırladığı bu ortamı danışmanlıkta dünya vizyonu taşımak için çok başarılı bulduğunu aktarırken, Senem ERDOĞUŞ, “bir Danışmanlık firmasının yaşayan damarlarının network ve ilişki geliştirme üzerine kurulu olduğunu, buradaki katılımcıların da sunumları ile bir kez daha hatırlamış olduk” dedi.

PH Creative Director ve CEO’su Dave HAZLEHURST’un sunumundaki anahtar kelimeye dikkat çekmek isteyen NBS İnsan Kaynakları Kurucu Ortağı Bade NİLGÜN ise bugün artık “İşe Alım Danışmanlığı”nın İnsan Kaynakları ile Satış arasındaki çizgide seyahat ettiği gerçeğinin, tüm profesyonellerin kabulü olmasından çok etkilendiğini belirtti ve “HAZLEHURST’un konuşmasında kullandığı “The best recruiters act like marketers” – “En iyi işe alımcılar, pazarlamacılar gibi davranırlar” söyleminin altını doldurarak hizmet verdiğimizde, uzun süreli aday ve müşteri ilişkileri geliştirebiliriz” dedi.

Tüm katılımcıların konuşma organizasyon neşeli bir kokteyl ile sonlandı.

recruit linkedin nbs

linkedin NBS recruitin gencoorkun

Ofiste Yetkinlik Bazlı Mülakat Tarifi

Malzemeler

Bir adet açık pozisyon,
Eser miktarda kariyer portalı,
Aldığı kadar aday,
Bir tutam yetkinlik,
Bir demet soru,
Üç tutam cevap,

İç harcı için;
Güzel bir puanlama sistemi,
Bol bol not,
Göz teması,

Servis için;
Mülakat rapor formu,
MS Office falan

Hazırlanışı:

Açık pozisyonu bu iş nedir, nasıl yapılır, yapmak için ne gibi teknik bilgiler gerekir, fonksiyonel olarak neler gereklidir, ne gibi deneyimleri ister, nasıl bir insan bunu yapabilir, nasıl konuşsun, ne şekilde motive olsun, kimlerle çalışsın, raporlaması mı gerekir ekip yönetmesi mi, proje bazlı bir iş mi, zaman yönetimi mi iyi olsun, iletişimi mi, sonuç odaklı biri mi bu işi iyi yapar, ayrıntıcı biri mi vb. soruları ile irdelediğinde aslında eline epeyce bir yetkinlik çıkacaktır.
Bu yetkinlikleri ve tabii ki uygun soruları her aday için mülakatta kullanıp puanlamayı da bu önem derecesine göre yapınca yetkinlik bazlı mülakatı yapmış oluyorsun.

Önemli birkaç nokta var;

Mesela çıkardığın sorular hep deneyimlenmiş şeyler olsun.
Yani “Şöyle bir durumla karşılaştığın oldu mu? Sen ne yaptın? Sonuç ne oldu? Bu sonuca senin katkın ne oldu?”
Bir olay varsayıp geçmişte buna benzer bir şey yaşayıp yaşamadığını, yaşadıysa ne gibi aşamalardan geçtiğini, zorluklarla nasıl başa çıktığını sonucun ne olduğunu sorunca hedeflediğin yetkinlikleri yakalamış oluyorsun. Bir de aday benzer durumlarda benzer davranışları tekrarlıyorsa bundan iyisi Şam’da kayısı diyorum.

Niye yetkinlik bazlı mülakat yapıyoruz? Çünkü mülakatı dizginleyen bir unsurdur yetkinlik ve biz yetkinlikler çerçevesinde hareket etmezsek o mülakat bir tanışma ve etkileme sohbetine dönüşür, soruların hiçbirini cevaplatamadan adayı uğurlamak zorunda kalırız.
Bu tür durumlarda adayla ilgili olumsuz bir durum nadiren aklımızda kalır ve sonradan düşündüğümüzde adayı olumlu değerlendiririz.

Peki yetkinlikler gökten mi iniyor? Bunların bir listesi var mı? Hazır bulunur mu?
Hazır alıp kullansak evde yapmış gibi olur mu?

Şimdi, yetkinlik belirlemek oluşturulmuş kurullarca yapılabilen bir iştir. Psikologlar, işin ehli çalışanlar, yöneticiler, eğitimciler işin içine girer. İşe uygun davranışları belirler, kurumlarına uygun bir temel yetkinlik, işe uygun bir yetkinlik listesi yapabilirler. Uygun soruları sormak sana kalır.
Bir de dışarıdan bu hizmeti hazır alabiliriz. Kuruma çok uygun da olabilir, olmayabilir de. Lakin bazı işler için aranacak temel yetkinlikler konusunda yeterli olabilir bu hizmetler.
Yine de dönem dönem yapılan işin yetkinliklerini güncellemekte fayda vardır, çünkü iş dediğin zenginleşiyor, teknoloji gelişiyor, mutlaka ek yetkinlikler gelmiştir, mutlaka bazı şeyler demode olmuştur.

Sen bu yetkinlikleri revize eden grupta değilsen, alabileceğin temel bir yetkinlik bazlı mülakat eğitimi rahatlıkla yetecektir ilgili mülakatı yapmana.

ikulis net yetkinlik bazlı mülakat 2

İK’cısın referanslı CV gelir, adayı olumlu görmek baskısına kapılırsın falan. Aman, yetkinlik bazlı mülakat yap.

Bugüne kadar beden dili dendi, duruş, bakış yalan söyleme konusunda fikir verir dendi. Bunların yüksek geçerlilikleri yok. Yetkinliklerine sarıl.

İnsanlar işitsel, görsel, kinestetik hafızalarını kullanıyor olabilirler, adayın sağa sola bakmasına anlam yükleme.

Senden yaşça büyük, kıdem olarak yüksek bir adayın mülakatını sadece sohbet ederek doğru yorumlayamazsın. Yetkinliklerden kopma, yaşın, kıdemin önemi kalmasın.

Zaman her zaman baskı unsurudur. Bir soru sorduğunda aday o soruya başka türlü cevap verme eğilimindeyse yetkinlik listene bak, farklı açıdan sor. Zamanın kısıtlı olduğunu ve bu konuda adayı daha iyi tanımak istediğini nazikçe ilet. Yetkinlik bazlı mülakatlarda sorular acımasız ve nettir bu yüzden senin tavrın o oranda yumuşak, yüzün de o oranda güleç olsun ki aday agresif görmesin seni. Aksi durumda daha asansördeyken gelsin lanetler, gitsin iş bilmeyen havalı İK’cı söylemleri. Twitter’dan iki de laf soktu mu evlere şenlik 🙂

Haklı mıdır? Bazen haklıdır aday işte. Sen o kadar mülakat teknikleri eğitimi almakla övün, İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna mülakata çağır adayı, aday bir de işsiz olsun, sen de karşısında çatır çatır maaşı yatan, ücret paketi dolgun, sigortası asgariden yatmayan bir danışman ol, tabii ki hata yapma lüksün yok İK’cı 🙂 Dikkat ediver bi zahmet…

Yetkinlik sorularına yeterli cevapları aldıysan, iş tanımına uygun ağırlıklarda puanlamanı yap. Adayları puanlar ve yetkinlikler üzerinden kıyasla.
Çalışanın hazır. 🙂

(Afiyet olsun.)

En uygun adayı tercih ettiğin için başın dişin ağrımaz, vicdanın da rahat olur her zaman.
Kulakların her türlü çınlayacak, zira her işe alım sürecinin mutlaka kaybedenleri olacaktır.

Yetkinlik konusunda uygulamalı eğitim veren referanslı firmaları tercih et ki teoriden kopup işin püf noktalarını iyice öğren.Sonra kendi sorunu da yazarsın, yetkinlik fırtınanı da oluşturursun.
(Güvenilir firma istersen bana sorabilirsin, bir mail kadar yakınındayım. 🙂 )

Adaylarının mülakat salonundan gülümseyerek ayrıldığı ve asansörde sana dua ettikleri günlerin olsun. (Abarttım di mi?)

God bless you mülakatçı!

ikulis işe alım

Zuhal DURSUN