İki Çevrecilik Örneği : Çevreci BİM ve Teşekkürler Melek BAYKAL & Sahrap SOYSAL

Günümüz televizyonlarında gündüz kuşakları kadın programları ile doludur ve genelde zayıflama, güzellik sırları, yemek benzeri klişe konuları işler bu programlar. ‘Ne giysem, hangi kadının yemeğini eleştirsem, hangi aile faciasına tanık olsam’ hissiyatıyla dolu, içi boş konuların insanların kalbini kararttığını düşünür izlemeyi reddederim. Her fırsatta da dile getiririm, insanımıza hiçbir şey katmayan, oyalama programlarına izin vermenin ülke gelişimine ne derece zarar verdiğini, vereceğini. Bunca içi boş konuyu baş tacı eden programları yayınlayan kanallar nedense bir Doğan Cüceloğlu’nu yayınlayıp da annelerimizin, komşularımızın, cahil tanıdıklarımızın, evde emeklilikten, işsizlikten sinir küpü olmuş erkeklerimizin iç dünyalarını aydınlatmazlar. İnsanımızı medeniyete yaklaştırmazlar..

Dün şaşırdığım bir şey oldu; Melek Baykal ve Sahrap Soysal’ ın çevreye karşı ne kadar duyarlı insanlar olduklarını bir gündüz kuşağında öğrenmiş bulundum. Sevgili Melek Baykal’ ın ‘Melek’ isimli bir kadın programı var. Sahrap Hanım’ da ona eşlik ediyor. Bu iki müthiş kadın hiç üşenmemişler, Şişli Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne gidip, temizlik işçilerinin bir gününü konu etmişler. İşçilerle çöp toplamış, konteynırlarda sergilediğimiz çevre bilinçsizliğimizi tokat gibi yüzümüze vurmuşlar.

sahrap melek
Melek Hanım, saati dışında konmuş ve ortaya saçılmış çöpleri, geri dönüşüm gözetilmeden bir poşete sıkıştırılmış atıkları, tek bir çöp toplama seferinde kamyonlara yüklenen sayısız market poşetini ekranlara taşıyıp ‘Şu manzaradan utanıyorum! Umarım biraz olsun bilinçlenir, daha dikkatli olursunuz atıklarınız konusunda!’ demiştir ve beni benden almıştır.

Yolda yere atılmış, bir dakika sonra kendiliğinden sönecek bir izmariti fark etsem hiç durmam basarım üzerine ben. Ne kokusuna dayanırım ne de o küçücük sigaranın yanarken harcadığı oksijenin israfına. :/ O sebeple benim dünyamda çevreye özen gösteren kişilerin, firmaların yeri ayrıdır. Öper başıma koyarım, ekmek misali 🙂

Çevreci bu iki insanı izlediğim için mutluluktan uçarken, başka bir çevrecilik örneğine şahit oldum ki bu da ziyafetin üzerine gelen tatlı gibi mest etti beni. Dün akşam bu değerler çerçevesinde takdir ettim BİM’i.

fotoğraf 1

Gördüğünüz bez torbayı kendi adına ürettiren BİM, 1,25 TL gibi düşük bir fiyatla satışa sunmuş. ‘Aaa ne kadar ucuzmuş!’ dedim ve elim ben daha komut vermeden gitti rafa. Kasada aldığım ürünlerin tamamını tüm bakışlar önünde bu torbalara koydum ve kasiyerin poşet istiyor musunuz sorusuna burnum havada, başım dik, en Avrupai ses tonumla ‘hayır bez torbalar kâfi’ yanıtını verdim. 🙂
Ardımdan tam üç tatlı teyzecik torbaların fiyatını sorup o rafa yöneldi.
Bilindiği üzere BİM neredeyse her mahallede satış yapıyor ve yurdum insanı ekonomiklik, çeşitlilik ve benzeri sebeplerle bu marketi tercih ediyorlar. Bu açıdan bakıldığında konteynırları bilinçsizce dolduran insanımıza birkaç adım daha yaklaşmış oluyor bu çevreci hareket.
Bu yazıyı okuduğunuzda ‘Pek çok market bez torba üretiyor!’ diyebilirsiniz. Lakin benim takdir ettiğim yanı, BİM’in bu torbaları yüksek ücretten sunmaması.
Yıllardır bez torbaları eline alıp pahalı olduğu gerekçesiyle geri bırakmış bir insan olarak düşündüm ki; hem çevreciyim bez torba üretiyorum deyip hem de bunu fahiş fiyattan halka satmanın maksadı bağcıyı dövmekmiş. BİM bu kadar şirin torbaları üretip, insanlara uygun fiyattan sunabiliyorsa, hepimiz bunu konuşalım, BİM de çevreci çevreci üzümünü yesin 🙂

Dipnot: Yeşilçam filmlerinde ellerinde file torba, kese kağıdında meyvelerle evine dönen iyi niyetli insanlardandık. Biz endüstriyi geliştirdik, endüstri bizi değiştirdi. Çöp poşeti yapmanın derdine düşmeyip çevreye zarar vermememiz mümkün, özümüzde bu var yani, ürkmeyin o kadar..

Zuhal DURSUN