Renault Mais’in zarif adımları!

Kar yağışlı bir haftanın akabinde Renault Mais’in düzenlediği “blog yazarları ile tanışma” yemeğine davet edildim. Geç kaldım efendim yemeğe, nasıl kızdım kendime ve karayollarına anlatamam.

Giyindim siyahları, çektim botlarımı, sırtımda o hafta yazılacak yazıların basın dosyaları, yerde kar kalıntıları, su birikintileri zorlukları aşa aşa gidiyorum. Vaktim de vardı, emin adımlarla yürürken birden solumda çamur deryası, karşımda gelen araba ve sağımda belediyenin yığdığı kar öbeği ile karşı karşıya kaldım. “Acı bana!” Der gibi baktım şoföre ama fayda etmedi…

renault ik blogger tanışma yemeği

Çamurumdan arınıp koşarak gittiğim o yemekte Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar’a izah ettim durumu. Büyük bir dikkat ve anlayış ile dinleyip “araçları yapıyoruz ama yol ve drenaj halen sıkıntı Türkiye’de” dedi.Tam da böyle bir bağlantı ile oradaydık. Renault yalnızca otomobil üreterek var olmak değil, güvenlik sorunlarının çözümü için de harekete geçerek var olmak isteyen bir şirket.

renault 1

Toplumsal geleceğe yatırım yapan Renault, projeleri gibi bir ilke daha imza atıp günümüzün basın mensupları dediği bloggerlar ile tanışmayı düşünmüş ve projelerini bizlerle paylaşmak istemiş.

Türkiye’de trafik kazalarında yaşamını yitiren her 100 yayadan 26’sı çocuk ve bu oran Avrupa Birliği ortalamasının çok üzerindeymiş. Bu soruna eğilme sorumluluğunu hisseden Renault 2002 yılında aldığı bir karar ile sadece güvenli otomobiller üretmeyi değil, ilköğretim çağındaki öğrencilere yol güvenliği eğitimi vermeyi de kendi işi gibi benimseyeceğini açıklamış. Milli Eğitim Bakanlığı, yol güvenliği uzmanları ve pedagoglar ile Türkiye’nin 7 bölgesinde kaza nüfus oranı en yüksek 41 ilde ve 1374 okulda “Sokakta İlk Adımlar” projesini hayata geçirmiş. 2023’te hedefleri 5 milyon ilköğretim çocuğuna yol güvenliği ve çevreci ulaşım bilinci kazandırmış olmakmış.
Bu projeyi duyunca “İyi de geçmişte Renault’la tanışamayan bugünün gençleri, dünün çocuklarının suçu ne?” diye içimden geçirmiştim ki “Sizin Fikriniz Sizin Projeniz” yarışmasını öğrendim. Liseli gençleri 2011 yılından bu güne kadar bu faaliyetler kapsamında provoke etmiş Renault. Üç yılda 10 bine yakın öğrenci, 80 projeyi hayata geçirmiş.

renault t

Bir yeni uygulamaları da yetkili satıcıları için eğitim programı geliştirmek olmuş. Evet Renault otomobili en iyi şekilde üretiyor ama satışı ve satış sonrası süreçleri de iyileştirmek için de projeler geliştirmişler. Bilgi Üniversitesi Yönetici Geliştirme Merkezi ve bayiiler ile el ele vermişler 9 aya yayılan 26 günlük bir eğitim programını yetkili bayii sahibi 2.kuşağın hizmetine sunmuşlar.

Her grubun 10’ar kişiden oluştuğu bu eğitimin amacı satış ve satış sonrası hizmetlerin kalitesini arttıracak birer yeni proje geliştirmek ve ikinci kuşağın yönetim – işletme becerilerini daha iyi seviyelere çıkarmak.
Bu bağlamda Renault Akademi öğrencileri Fransa’daki bayiiler ile benchmark imkanı bulurken, kendi işletmelerinde geliştirmek istedikleri projeleri Bilgi Üniversitesi kılavuzluğu ile geliştirmiş oluyorlar.

renault ikulis

Bu kapsayıcı uygulamaların gelecekte Renault’a çok büyük katkıları olacağı aşikar.

Sosyal sorumluluk kapsamında yürüttüğü projeleri zevkle takip ediyorum. Bizlerle tanışıp bu gelişmelerden haberdar edecek kadar çağdaş Renault Yönetimi & İletişim Müdürlüğü’nü de ayrıca tebrik ediyorum.

Daha nice güzel gelişmelerinizde yanınızda olmak dileğiyle, zarif kal Renault!

İki Çevrecilik Örneği : Çevreci BİM ve Teşekkürler Melek BAYKAL & Sahrap SOYSAL

Günümüz televizyonlarında gündüz kuşakları kadın programları ile doludur ve genelde zayıflama, güzellik sırları, yemek benzeri klişe konuları işler bu programlar. ‘Ne giysem, hangi kadının yemeğini eleştirsem, hangi aile faciasına tanık olsam’ hissiyatıyla dolu, içi boş konuların insanların kalbini kararttığını düşünür izlemeyi reddederim. Her fırsatta da dile getiririm, insanımıza hiçbir şey katmayan, oyalama programlarına izin vermenin ülke gelişimine ne derece zarar verdiğini, vereceğini. Bunca içi boş konuyu baş tacı eden programları yayınlayan kanallar nedense bir Doğan Cüceloğlu’nu yayınlayıp da annelerimizin, komşularımızın, cahil tanıdıklarımızın, evde emeklilikten, işsizlikten sinir küpü olmuş erkeklerimizin iç dünyalarını aydınlatmazlar. İnsanımızı medeniyete yaklaştırmazlar..

Dün şaşırdığım bir şey oldu; Melek Baykal ve Sahrap Soysal’ ın çevreye karşı ne kadar duyarlı insanlar olduklarını bir gündüz kuşağında öğrenmiş bulundum. Sevgili Melek Baykal’ ın ‘Melek’ isimli bir kadın programı var. Sahrap Hanım’ da ona eşlik ediyor. Bu iki müthiş kadın hiç üşenmemişler, Şişli Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne gidip, temizlik işçilerinin bir gününü konu etmişler. İşçilerle çöp toplamış, konteynırlarda sergilediğimiz çevre bilinçsizliğimizi tokat gibi yüzümüze vurmuşlar.

sahrap melek
Melek Hanım, saati dışında konmuş ve ortaya saçılmış çöpleri, geri dönüşüm gözetilmeden bir poşete sıkıştırılmış atıkları, tek bir çöp toplama seferinde kamyonlara yüklenen sayısız market poşetini ekranlara taşıyıp ‘Şu manzaradan utanıyorum! Umarım biraz olsun bilinçlenir, daha dikkatli olursunuz atıklarınız konusunda!’ demiştir ve beni benden almıştır.

Yolda yere atılmış, bir dakika sonra kendiliğinden sönecek bir izmariti fark etsem hiç durmam basarım üzerine ben. Ne kokusuna dayanırım ne de o küçücük sigaranın yanarken harcadığı oksijenin israfına. :/ O sebeple benim dünyamda çevreye özen gösteren kişilerin, firmaların yeri ayrıdır. Öper başıma koyarım, ekmek misali 🙂

Çevreci bu iki insanı izlediğim için mutluluktan uçarken, başka bir çevrecilik örneğine şahit oldum ki bu da ziyafetin üzerine gelen tatlı gibi mest etti beni. Dün akşam bu değerler çerçevesinde takdir ettim BİM’i.

fotoğraf 1

Gördüğünüz bez torbayı kendi adına ürettiren BİM, 1,25 TL gibi düşük bir fiyatla satışa sunmuş. ‘Aaa ne kadar ucuzmuş!’ dedim ve elim ben daha komut vermeden gitti rafa. Kasada aldığım ürünlerin tamamını tüm bakışlar önünde bu torbalara koydum ve kasiyerin poşet istiyor musunuz sorusuna burnum havada, başım dik, en Avrupai ses tonumla ‘hayır bez torbalar kâfi’ yanıtını verdim. 🙂
Ardımdan tam üç tatlı teyzecik torbaların fiyatını sorup o rafa yöneldi.
Bilindiği üzere BİM neredeyse her mahallede satış yapıyor ve yurdum insanı ekonomiklik, çeşitlilik ve benzeri sebeplerle bu marketi tercih ediyorlar. Bu açıdan bakıldığında konteynırları bilinçsizce dolduran insanımıza birkaç adım daha yaklaşmış oluyor bu çevreci hareket.
Bu yazıyı okuduğunuzda ‘Pek çok market bez torba üretiyor!’ diyebilirsiniz. Lakin benim takdir ettiğim yanı, BİM’in bu torbaları yüksek ücretten sunmaması.
Yıllardır bez torbaları eline alıp pahalı olduğu gerekçesiyle geri bırakmış bir insan olarak düşündüm ki; hem çevreciyim bez torba üretiyorum deyip hem de bunu fahiş fiyattan halka satmanın maksadı bağcıyı dövmekmiş. BİM bu kadar şirin torbaları üretip, insanlara uygun fiyattan sunabiliyorsa, hepimiz bunu konuşalım, BİM de çevreci çevreci üzümünü yesin 🙂

Dipnot: Yeşilçam filmlerinde ellerinde file torba, kese kağıdında meyvelerle evine dönen iyi niyetli insanlardandık. Biz endüstriyi geliştirdik, endüstri bizi değiştirdi. Çöp poşeti yapmanın derdine düşmeyip çevreye zarar vermememiz mümkün, özümüzde bu var yani, ürkmeyin o kadar..

Zuhal DURSUN

Şirketler Pazar Yerine Çıkıyor

Kadir Has Üniversitesi ve Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) işbirliği ile düzenlenen Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Çözümleri Pazaryeri etkinliğinin 5’incisi 6 Aralık’ta Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenecek.

kssd_logosu1

Etkinliğin bu yılki teması ‘İşletme 2023’ olarak belirlendi. ‘Sorumlu Şehirler’ ile ‘Sosyal Sorumlu Üretim ve Tüketim Uygulamaları’ panellerinin düzenleneceği etkinlikte şirketler, KSS çözümlerini diğer şirket, kamu ve sivil toplum yöneticileri ile Avrupa KSS Kuruluşları yöneticilerine aktaracak.