İş hayatı ve duygular üzerine karalamalar…

Pek çok İnsan Kaynakları çalışanı 16 PF envanteri gereği ölçümü yapılan 16 kişilik özelliğini bilir.
Grupta olma isteği, problem çözme, amaçlarını gerçekleştirme, baskınlık, spontanlık, kuralları sorgulama, sosyal girişkenlik, mantık veya duyguyu kullanım, başkalarına güven, soyuta odaklılık, kendini ifade etme tercihi, kendini sorgulama, yeniliğe açıklık, karar verme tarzı, mükemmeliyetçilik, gerginlik gibi özelliklerin seviyeleri belirlenir ve işe yansıması yorumlanır.

olumsuzluklardan etkilenme iş yeri

Adayın yaşadığı bir travma tüm bu kişilik özelliklerinin seviyesini değiştirebilir ve bu davranış değişiklikleri belli bir dönem de olsa çalışma hayatına yansır.
Grupta olma isteği yüksek olan bir aday çalışırken birden kendini ekipten çekebilir, hiç beklenmedik şekilde baskın davranabilir, amaçlarını gerçekleştirme oranı en düşük seviyelerde çıkabilir…
Olabilir yani böyle şeyler.
O yüzden bazı izinler iş hukukunda yer alır, o yüzden gelenekten doğan bazı izinler vardır.
Mazeret izinleri en çok bu zamanlarda devreye girer.
İnsan olarak çalışmanın en büyük artısı düşünmesi, yeni fikirler üretebilmesi, enerjisi ve iletişim yeteneği ile işleri en verimli şekilde yönlendirebilmesiyken en büyük riski de olumsuzluklardan etkilenmesidir.
Özel hayatında yaşadığı bir durumun işine yansıması ölüm, doğum, evlilik gibi durumlarda hep hesaba katılır.
Hastalık, raporu alınabilen bir durumdur.
Ama sevgiliden ayrılma izni, boşanma izni, tut ki karnım acıktı/anneme küstüm/tüm şehir bana küstü/ bir kedim bile yok/ anlıyor musun/ hadi gülümse izni yoktur hukuken.

soğuk bir avrupa ülkesinde kahve içme izni

İşveren alışıktır ölümde, doğumda, evlilikte izin vermeye.
Ya diğer duygular?
Gerçi bunlara maksimum bir gün sınırı koymak ne kadar doğru…
Babası öldü diye kimse 3 gün sonra kendini toplamak zorunda değildir.

Ne bileyim başka izinler olmalı iş hayatında bence.

Upuzun çayırlarda yalın ayak koşmak izni,
Hiç kimsenin bilmediği bir tepede içindeki tüm sorguları haykırmak izni,
Bir deniz kıyısında mektupları, resimleri yakmak izni,
Dizlerini çekip karnına, anne karnındaki masumiyetini hissetmeye uyumak izni…

Olmalı / olmalı / olmalı / olmalı/ yaşamın bir anlamı olmalı…